Ana Sayfa Sektörel Durum “Siber Ordu”, Phorm, İfade ve Basın Özgürlüğü…

“Siber Ordu”, Phorm, İfade ve Basın Özgürlüğü…

85
0
Paylaş
Bu hafta bahsedecek şey çok. Bir potpuri yapalım…
ABD, Rusya, Çin gibi ülkelerden sonra artık bizim de bir “siber ordu”muz var! “Ulusal Siber Güvenlik Çalışmalarının Yürütülmesi, Yönetilmesi ve Koordinasyonuna İlişkin Karar” Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi ve “Siber Güvenlik Kurulu” kuruldu. (http://goo.gl/HhDqj). Kurulun başkanlığına ise Bakan Binali Yıldırım getirildi ve basın kendisine “siber paşa” adını yakıştırdı (http://goo.gl/OyzjK). Kurulun görevi ulusal siber güvenlik politikasını belirlemek ve uygulamak olacak. Karardan, burada söz konusu olanın ulusal bilgi güvenliği değil, devletin güvenliği olduğu anlaşılıyor. Vatandaşların bilgilerini koruyacak bir kişisel verileri koruma kanunu ise hala ufukta görünmüyor.
Önce ABD, sonra AB ve nihayet Güney Kore’den kişisel verileri koruma düzenlemelerini ve kullanıcıların mahremiyetini ihlal etmesi nedeniyle kovulan Phorm adlı şirketin Türkiye’de TTNET ortaklığıyla “Gezinti” adlı bir hizmeti başlattıkları biliniyor. Bu konuda yoğun bir tepki var, imza kampanyaları düzenleniyor, şirket de bu tepkiye gazetecilikle advertorial arasında gidip gelen PR ataklarıyla cevap vermeye çalışıyor. Nihayet Alternatif Bilişim Derneği, Phorm ve TTNET hakkında suç duyurusunda bulundu ve hukuki süreç başladı (http://goo.gl/09Gar). Benzeri hukuki girişimlerin arkası da gelecek gibi görünüyor. Phorm ile ilgili olarak Meclis’te de bir soru önergesi verildi (http://goo.gl/6iL4I). Tam bu sırada, Romanya’da da Romtelecom ile işbirliğine giren Phorm’un faaliyetleri, kişisel veri güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle Ulusal Denetim Örgütü tarafından mahkeme kararıyla durduruldu (http://goo.gl/35b1U). Darısı başımıza.
Türkiye’nin ifade ve basın özgürlüğü sicili giderek kararıyor. Önce AB 2012 ilerleme raporunda, internete yönelik müdahaleler de dahil olmak üzere basın üzerinde kurulan sistematik baskı, sansür ve oto-sansüre zorlama mekanizması eleştirildi, ciddi bir gerileme içinde olduğumuz tescillendi (http://goo.gl/95iRD). Ardından, Gazetecileri Koruma Komitesi (The Committee to Protect Journalists – CPJ) raporu, “Türkiye’nin Basın Özgürlüğü Krizi: Gazetecilerin Hapsedildiği ve Muhalefetin Suç Sayıldığı Karanlık Günler” başlığıyla geldi ve gerek ulusal gerekse uluslararası gündeme oturdu (http://goo.gl/B7nqD). Türkiye tutuklu gazeteci sayısında dünya şampiyonluğunu uluslararası topluma ilan etti.
Pek aydınlık olmayan başka gelişmeler de var, ama bu hafta bu kadarı yeter…
Yazar : Özgür Uçkan
Kaynak: BTHaber

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here